KanalD internet sitesi ‘ Nasıl Başardılar?’ Yazı Dizisi-3
Londra’nın dünyaca ünlü Harley Caddesi’nde klinik açmak çok da kolay değildir. Hele, bu klinikte, sayısız hastayı hem genç hem de güzel kılmak. Hollywood ünlülerine birbirinden farklı gençlik iksirleri sunmak. Ve tüm bunları yaparken, yüzünüzden gülümsemeyi eksik etmemek…
Londra’da, aralarında Türk hastaların da bulunduğu, Face and Body Klinik’in sahibi Shenaz Shariff, hikayesiyle şaşırtıyor. O’nun ki tam bir mücadele ve azmin zaferi. Bugün 2009 İngiltere Güzellik Kraliçesi’nin sponsoruysa, sayısız ünlünün Londra’da tercih ettiği kliniklerden biriyse, kendi cilt bakım ürünleriyle ‘ yaşlanmaya karşı’ ürünler listesinde ön sıralardaysa..Bu, Shenaz’in zaferi. Bu, azmin galibiyeti.
Neden mi? Shenaz Shariff’in Harley Caddesi’ne uzanan öyküsü, İdi Amin’den kaçarak başlıyor. Çünkü öncesi, Tanzanya’da doğan, Doğu Afrikalı bir çocuk. Eğitim için gittiği Uganda’da, kendini İdi Amin’den kaçan kitleler arasında buluveriyor.

Gerisi…
1974 yılında göç ettiği İngiltere’ye geldiğinde cebinde sadece 120 Sterlin var. Bu o dönem, İdi Amin rejiminden kaçanların cebinde götürdükleri en fazla para!!. Eğitim hayatı, İdi Amin’in tarihi kararıyla yarıda kalan Shenaz, çeşitli firmalarda çalıştıktan sonra akademik eğitimini geç yaşta da olsa tamamlıyor. Seyahat acentası ve restorant açan Shenaz Shariff, gönlünde yatan aslanın insanları gençleştirip, güzelleştirmek olduğunu fark ediyor. Bunun üzerine her şeyi bırakıp, sil baştan yapıyor. Londra Güzellik Terapisi ve Kozmetik Enstitüsü’nde okuyup mezun oluyor. Otuzlu yaşların ortalarında, yeni bir sayfa açıyor.
İlk olarak, annesinin evinde kendine ait güzellik salonunu kuruyor. Bu sıralarda tek müşterisi yok ! Kader ona bir radyo programında gülüyor. Çıktığı soru-cevap şovun arkasından telefonlar almaya başlıyor. Sonrası ise geliyor. Gerisini onun ağzından dinleyelim.
-Çok ilginç bir hikayeniz var. Tek müşteriniz yokken şimdi dünya ünlülerinin, Londra’ya gelip özellikle gördükleri bir isimsiniz. Nasıl oldu bu?
Sanırım, olmasını çok istedim. Annemin garajında açtığım güzellik salonundan sonra, dünyaca ünlü kimyager Sujata Jolly’den eğitim aldım. Akneler, yaralar, pigmentasyon üzerine yoğunlaştım. Daha sonra da İsviçre’de tıbbi araçları araştırma ve geliştirme merkezi olan Dr Eric Lahssonn’dan eğitim aldım. Dr Lahsonn, sonradan dünyaca ünlenecek Hale Kliniği açtı. Ben de burada kendi tedavilerimi geliştirmeye başladım. 12 sene Hale Klinik’te çalışmamın ardından müşteri kitlem ünlülerden, dünya basın mensuplarına, aristokratlara, normal gelirli insanlara kadar çok geniş bir yelpazeye yayıldı. Sonunda, dünyada ‘ The Street- Doktorlar Caddesi’ olarak tanınan Harley Caddesi’ndeki kliniğimi açtım.
-Neden Harley Caddesi? Bu caddeyi bu kadar özellikli kılan nedir?
Harley Caddesi, geleneksel olarak tıp alanında çok başarılı olan işinin ehli tıp adamlarının, A, B müşteri kitlesine servis verdiği bir yer. Buraya geldiğiniz zaman, ücretlerin yüksek olduğunu bilirsiniz. Ama, karşılığında dalının en iyi tıp adamlarından hizmet alırsınız. Tabii, bizim için de geçerli. Buradaki güzellik ve yaşlanmaya karşı tedavi veren klinikler çok özeldir. Her tedavi ve uygulama büyük bir titizlikle yapılır. Bizim kliniğimiz ise, botox, fillers gibi iğneyle yapılan uygulamalara karşı bir klinik. Biz tamamiyle doğal geliştirilmiş yöntemlerle tedavi yapıyoruz. Kısaca, bu caddede diğer kliniklere karşı bir alternatifiz.
-Meslek hayatınızda çok farklı işler yapmışsınız. Sonunda ‘ İnsanları gençleştirip, güzelleştirmekte’ karar kılmışsınız. Yaptığınız işler birbirinden çok farklı değil mi?
-Yoo, farklı değil. Belki de farklı görünüyor ama temelde değil. Çünkü, estetik ve güzellik sektöründe insanlara hizmet ediyor, onları mutlu etmeye yönelik çalışıyorsunuz. Benim çalıştığım diğer sektörlerin de ortak noktası buydu.
-Peki, dünyaca ünlü isimlere birbirinden ilginç güzellik iksirleri yapıyorsunuz. Türk müşterileriniz de var. Kimler mesela?
-Müşterilerimiz çok farklı sektörlerden. Çok ünlü isimler, çok farklı ülkelerden gelenler var. Bir müşterim New York’tan gelir. 1-2 gün Londra’da kalır. Bu süre içinde alabildiği kadar tedavi alır. Yüz ve bedeni için. Sonra tekrar geri döner. Böyle çok müşterim var. Türk kadınları da kendine çok bakıyor. Bu nedenle onları takdir ediyorum. Türk kadını, Avrupalı kadından çok daha bakımlı, gösterişli. Hem de yenilikleri takip etmeyi seviyor. Ama isim vermem doğru olmaz.
-Kendi isminizle bir ‘ anti-aging-yaşlanmaya karşı’ yüz bakım ürünü geliştirdiniz. Ve bu ürün çok beğenildi.
-Evet. Yaşlanmaya karşı yüz bakım ürünü geliştirmek çok uzun süredir aklımdaydı. Defy Time by Shenaz adlı bu ürün, bir yıl önce piyasaya girdi. Sonuçlardan çok memnunum. Bu kremin içinde syn-ake var ki, bu cilt üzerinde inanılmaz güzel sonuçlar verdi. Bu ürün çok ilgi görünce, dünyanın çeşitli yerlerine konferanslar vermeye başladım. Ama, inanın bu ürün cilt kırışıklıklarını %52 ile %80 arasında iyileştiriyor. Bu da market açısından önemli bir sonuç.
-Merak edenlere, kliniğinizde ne tür tedaviler yapılıyor. Mucizevi Hollywood iksirleri nelerdir?
-Kişiye özel bakımlar yapıp, geliştiriyoruz. İğnesiz yöntemlerle cildin kolajen yapımını artıracak, kırışıklık ve yaşlanma belirtileri tedavisi yapıyoruz. Bunun için doğal yöntemler, kırmızı ışık, tahıl maskeleri, ampuller uyguluyoruz. Ama şunu unutmayalım, basit gözüken tüm tedaviler bizim yıllar boyunca geliştirdiğimiz yöntemlerdir. Yüzde yüz sonuç almasak, bu kadar ilgi görmezler.
Bunun yanında, vücut için geliştirilen yöntemler ve zayıflama tedavileri var. Özellikle dyna-shape adını verdiğimiz ve yağ hücrelerini kıran yöntem çok ilgi görüyor. Ultrason tedaviyle yapılan bu zayıflama işlemi, kalıcı zayıflama da sağlıyor.
-Müşterileriniz çoğunlukla kadın mı?
-İnanmayacaksınız ama çok erkek müşterim var. Erkekler de eski yıllara oranla, kendilerine daha çok bakıyorlar. Yaşlanmaya,yıllara meydan okuyorlar. Hatta, onlar gelişmelerle daha çok ilgili. Yeni şeyler denemeyi seviyor. Erkekler, doğal tedavileri daha çok seviyor. Mesela kadınlar kolaylıkla botox, fillers uygulamaları yaptırırken, erkekler bu tür uygulamaları nadiren tercih ediyor.
-Peki, bundan sonraki idealiniz nedir?
-Ben üretmeyi, geliştirmeyi ve insanları mutlu etmeyi çok seviyorum. Şimdi ki hedefim Hindistan’da, Mumbai’de bir klinik açmak. Orada bizim tarzımız bir kliniğe çok ihtiyaç var. Tüm araştırmalarımı yaptım. Bir de yaşlanmaya karşı ürün yelpazemi genişletmek istiyorum. Bunun içinde çalışma ve araştırmalarım var. Çok okuyup, araştırıyorum.
-Sizce başarının formülü nedir?
-Tek kelime sabır..Sabrettiğiniz zaman tüm beklentilerinizin cevabını bulursunuz. Yaptığınız işe mutlaka enerji, bilgi, yatırım ve emeğinizi koyarsanız. Ama sabır çok önemlidir. Sabreden insan er geç sonuca ulaşır..
AYŞEGÜL EKİNCİ