İngiltere'nin eski Başbakanı Tony Blair'in 'A Journey' (Bir Yolculuk) adlı kitabı piyasa düşer düşmez olay oldu. Halefi eski İngiltere Başbakanı Gordon Brown'u da yerden yere vurduğu kitabında Blair, Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan'dan övgüyle bahsediyor.
Eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, 'Bir Yolculuk' adlı anı kitabında politikadan sekse birçok konuya yer veriyor. 57 yaşındaki Blair, 1997 ve 2010 yılları arasında İngiltere siyasetini yönlendiren isimler arasındaki çekişmelerin ne boyutlarda olduğunu gözler önüne serdi. Tracey Temple adlı çalışanla evlilik dışı ilişki yaşadığı ortaya çıkan eski yardımcısı John Prescott'ın hatasının, iş arkadaşıyla ilişkiye girmesi olduğunu söyleyen Blair kitabında, 'Garip şey, seks ve politika' diyor. Blair, başbakanlığı sırasında maliye bakanı olan Gordon Brown'un kendisini 'acımasız kişisel bir baskı' altında tuttuğunu, ama ayağını kaydırmasından korktuğu için onu kovamadığını anlatıyor. Blair ayrıca, The Guardian gazetesine verdiği bir mülakatta, başbakanlığının son günlerine doğru halefi ile arasındaki ilişkinin 'çok zor' bir hale geldiğini ve önemli politkalarda görüş ayrılığı yaşadıklarını söyledi. İngiliz kitap satıcılarının kitaba çok büyük ilgi gösterdiği ve Tony Blair'in, kitabın gelirini yaralı askerler için bir hayır kurumuna bağışlayacağı kaydediliyor.
ALKOLİZMİN SINIRINDAYDIM
Başbakanların alkolle ilişkilerinin bir kitabı doldurabileceğini söyleyen Blair, 'Ben net bir şekilde sınırdaydım. Akşam yemeğinden önce bir viski ya da cintonik, daha sonra iki kadeh şarap, hatta yarım şişe' diye yazıyor ve aşırıya kaçmadığını, ama içkinin bir destek haline geldiğinin farkında olduğunu anlatıyor.
Blair kitabında 1997 yılında bir trafik kazasında ölen Prenses Diana ile ilgili, 'Her ikimiz de manipülasyonu iyi bilen insanlardık; başkalarının duygularını ele geçirip onlarla oynamayı seviyorduk' dedi.
'Tanıdığım en akıllı Türk politikacılar'
eskİ İngiltere Başbakanı, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan kitapta övgüyle bahsediyor. 'Yeni hükümetiyle Türkiye, Avrupa'ya doğru önemli adımlar atıyordu. Başbakan Tayyip Erdoğan ve zamanın Dışişleri Bakanı Abdullah Gül duyarlı, ileri görüşlü kişilerdi, en azından o zamanlar tanıdığım anlaşması en kolay Türk politikacılarıydı. Akıllılardı, ne istediklerini biliyorlardı ve Avrupa'ya gelmek istiyorlardı, üstelik Kıbrıs konusunda mantıklılardı' diyen Blair, Türkiye'nin AB üyeliğinin zaman alacağını ve kendisinin Türkiye'nin AB'ye üye olmasından yana olduğunu vurguluyor.
BILL CLINTON VE KADINLAR...
Eski ABD Başkanı Bill Clinton'ın kadınlarla ilişkisinin, çoğu erkeğinkine benzediğini ve ilişkileri konusunda yalan söylemesinin tek nedeninin ailesini korumak olduğunu savunan Blair, Clinton'ın insanlara meraklı olduğunu, erkekler söz konusu olduğunda bu ilginin arkadaşlığa, kadınlar söz konusu olduğunda ise cinsel boyuta dönüştüğünü anlatıyor.
'BUSH, İDEALİST VE DÜRÜST'
Blair, Irak'taki 'kabusu' önceden göremediğini de kabul ediyor. Savaşa gidilme kararına koşulsuz destek vermekle eleştirilen Blair, kitabında da 2003'teki Irak'ın işgali kararının doğru olduğunu savunuyor ve özür dilemeyeceğini söylüyor, ancak ''Irak'ta ölen siviller ve askerler için gözyaşı döktüğünü'' de belirtiyor. ''Saddam Hüseyin'in iktidarda kalmasının güvenliğimiz için büyük bir tehlike olduğuna hala inanıyorum'' diyen Blair, Bush'u ''zeki, gerçek bir idealist ve dürüst biri'' olarak tanımlıyor.
BROWN'UN DUYGUSAL ZEKASI SIFIR
Blair kitabında 'delirtici' diye nitelediği Gordon Brown'un başbakan olduğu dönemde kendisine şantaj yaptığını ve bu baskının daha fazla alkol tüketmesine yol açtığını itiraf ediyor. Blair, iç politika konularına da değinerek, rakibi ve halefi Gordon Brown'ın ''zor ve can sıkıcı bir adam''
olduğu ifadesini kullanırken, 'Brown'un başbakanlığının felaket olacağını biliyordum. Analitik zekasına laf yok. Ama duygusal zekası sıfır'' diye yazdı.
Akşam