Bir iktidar ve aşk öyküsü

Kösem Sultan'ın hayatı filme çekildi...
26.08.2010 13:54:37

Görkemli Osmanlı tarihinin en önemli kadın karakterlerinden Kösem Sultan'ın (Mahpeyker) hayatı filme çekildi. Bugüne kadar genelde erkekler ve savaşlar ekseninde anlatılan Osmanlı tarihine yeni bir bakış getiren film, sonbahar sezonunda sinema salonlarında olacak.

Kösem Sultan'ın hayatı, gazeteci-yazar Avni Özgürel'in senaryosuyla filme çekildi. Bir aşk ve iktidar öyküsü olan 'Mahpeyker'de Tarkan Özel yönetmenliği üstlenirken; Selda Alkor, Damla Sönmez, Gökhan Mumcu, Selda Özer ve Öykü Çelik başrolleri paylaştı. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı'nın üç ayda bir çıkan ve sadece kamu kurumları ile basına dağıtılan İstanbul 2010 dergisinden Mine Eroğlu, Osmanlı tarihine damgasını vuran Kösem Sultan'ın ve onun hayatının anlatıldığı filmin öyküsünü derledi...



Kücük bir kızdı, köle olarak İstanbul'a getirildiğinde... Onu getiren denizci, Hafize adlı eşine hem can yoldaşı olsun istemişti, hem de ev işlerinde yardımcı. Oldukça güzel, çalışkan ve zekiydi. Türkçeyi çabucak öğrendi, kendi isteğiyle Müslüman oldu. Denizci öldükten sonra, Hafize Ana güzel Kuran okuduğu için evlere çağrılıyor, verilen armağanlarla ana-kız zar zor geçiniyorlardı.

SARAYDA KADERİ DEĞİŞTİ

Bir gün yine Kuran okuması için davet aldı. Bu kez davet saraydandı. Vakit bir hayli ilerlemiş, neredeyse gece olmuştu. Hafize Ana evlatlığını da yanına alarak sarayın yolunu tuttu. Gülhane kapısından girdiler Harem dairesine. Görevliler Hafize Hanım'ı Valide dairesine götürürken küçük kızı da bir odaya bıraktılar. Kız, o odada saatlerce bekledi. Nice sonra "Sen de kimsin?" diyen bir sesle uykusundan uyandı.

EŞİ İLK GÖRÜŞTE AŞIK OLDU

Karşısındaki kendi yaşlarında, iyi giyimli bir çocuktu. Küçük kız, Kösem Sultan olarak da bilinen Mahpeyker, karşısındaki çocuk ise eşi olacak padişah I. Ahmet'ti. Henüz 14 yaşındaki Ahmet görür görmez kıza vurulmuş, annesi Handan Sultan'ın ısrarlarına rağmen inat etmişti bu küçük kızla evlenmeye. Hatta onunla evlenmeden tahta çıkmayı bile reddetmişti. Oysa daha sünnet bile olmamıştı. Rivayet o ki; I. Ahmet ondan ayrı tek bir gün bile geçirmeye dayanamıyordu. Mahpeyker (ay yüzlü) ismini vermişti ona. Saray çevresi ise 'Kösem' diyordu. Büyük bir aşk ve sevgiyle bağlıydı Mahpeyker'e. Kısa süren, 27 yıllık hayatın belki de en önemlisiydi Mahpeyker. I. Ahmet'in ölümünden bir süre sonra Saltanat Naibi (hükümdar vekili) oldu Mahpeyker. O belki de saltanat tarihimizin gördüğü en güçlü valide sultandı. IV. Murad'ın ve İbrahim'in annesiydi. Aş ocakları ve yardım teşkilatları kurmuştu. İstanbul halkı bu nedenle onu merhametli bir hayırsever olarak biliyordu.

OĞLUNU TAHTTAN İNDİRDİ

Öte yandan oğullarıyla çatışıyor, gelini ve torunu için acımasız planlar yapıyor ve hayatlarına kastediyordu. Oğlu İbrahim'i akıl hastası olduğu gerekçesiyle tahttan indiren, yerine İbrahim'in Turhan Sultan'dan olan oğlu Mehmed'i getiren de oydu. I. Ahmet'ten sonraki hayatı böyle birçok entrikayla doluydu. Evlatlıktan sarayın ta zirvesine çıkmıştı; bu gücü, iktidarı korumak istiyor, önünde engel de tanımıyordu. Torunu Mehmed'in tahta çıkışından sonra hayat planladığı gibi sürmedi.

HAYATI DRAMLA SON BULDU

Turhan Sultan eskisi gibi değildi, tavır değiştirmişti, artık büyük sultandan kurtulmak istiyordu. Bu durum Mahpeyker'in gözünü döndürdü; bu ana-oğulu yani gelini ve torununu ortadan kaldırmalıydı. Mehmed'i zehirleme planını öğrenen Turhan Sultan'ın emriyle dairesi basıldı ve Mahpeyker öldürüldü. 62 yaşındaydı. Kölelikten valide sultanlığa uzanan bir hayat böylece sona ermişti.
Sabah


  • Bu haber 24867 defa görüntülendi.
    • Başlık

      Yorum

      Yazar

    ADnet Reklamları

    Siz de reklam vermek ister misiniz?